Küçükken bir yalan söyledim, arkadaşlarım bana gülmesin, benimle dalga geçmesinler diye... Ben küçükken kandırdım onları, taa çok küçükken.
Bizim sınıfta bi kız vardı. Sormuştu bana ''sen yenkleri biliyomusun'' diye. Dedim ''evet bilmezmiyim!'' Sonra devam etti; ''ben o kaday çok seveyim ki yenkleri hep çizeyim yenk yenk.'' Altta kalır mıyım ben yapıştırdım cevabı; ''dedim sen ne diyon ben duvaylaya çizeyim yenkleri soora annem kızay siley onları dedim...''
Oysa gerçek değildi bu, hiç çizmedim ben duvar felan. Lakin bilir miydim yalanı; bilmezdim; tıpkı renkleri bilemediğim gibi...
Renkleri görmek mi önemli bilmek bi bilememiştim küçükkene. Renkli kalemlerim yoktu. Çizerdim tek kurşun kalemimle. Ama bide kırmızı kalemim vardı, annem demişti bak bu kırmızı diye. Sevdim ben onu, ama önce siyahla çizerdim çizgilerimi, sonra altına kırmızı çizgileri çizerdim, güzel olurdu, sevinirdim.
Sonra bi gün büyüdüm ben. Adam olucam dedim kendiliğimden. Küçükkene çizdiğim o siyah, kırmızı çizgiler varya, onların üzerinden yürüyecektim, hayata bu mat renklerden başlayacaktım... Sonra tanıştım birsürü insanla. Hepsi renk renk, hepsi ayrı duygular taşıyor, ayrı duygular hissettiriyor insanlara. Küçükkene yalan söylediğim kız haklı mıydı ki? Onlarca renk var mıydı çizilecek, üzerinden hayata yürünecek...? Sonra kızdım anneme; dedim neden öğretmedin renkleri bana. Baksana dünyaya ne güzel, rengarenk. Ama ben bilmiyordum ki renkleri. Beyaz mıydı kar, mavi miydi gökyüzü, yeşil miydi ağaçlar? Ee ben napıyım şimdi, ben kendi dünyamı küçükkene çizmiş miydim? Kırmızı ve siyah mıydı benim renklerim?
Ben sonralardan pişman olmaya başladım. Keşke anneme kızmaysaydım, keşke diğer renklere hasretle bakmasaydım... Ben sonralardan anlamaya başladım. Evet insanlar rengarenk, ilk görünüşleri o kadar güzel ki alamazsınız gözlerinizi. Ya sonrası nedir bu görkemin??
Dedim kendi kendime; sağol anne, iyiki öğretmemişsin renkleri bana. İnsanlar öğrenmişte ne olmuş. Her gün ayrı rengin ardına saklıyorlar kendilerini. Her gün başka renkle kıskandırıyorlar milleti. Hani şu küçükken yalan söylediğim kız varya şimdi kim bilir hangi sevdiği renkle kandırıyor sevdiklerini... Bu sizce iyi birşey mi? Şudur ki düşüncem; iki yüzlülüğün ta kendisi!
Kırmızı benim, siyahta benim. Bunlar benim, başkasının değil. Başkasının ki de benim değil. Şimdi böyle diyorum ya bakmayın siz bana. Belki değişirim sonra.
gözlüklü dünya ;)
E.E
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder