O kadar boş ki kafam, sanki her şeyi yazmışım gibi hissediyorum. Söyleyecek sözüm kalmadı sanki. Zorlanıyorum yazmakta. Odaklanamıyorum, kafamdaki boşluk öyle dolu ki.
Sessizlikte uyumayı çok severim, sessiz olunca uyuyamam aslında; çok şey düşünür, boş kafamı doldururum. Şimdi hangi konuya nasıl giriş yapacağım hiç bilmiyorum. Ben ne istediğimi zaten bilmiyorum ki siz ne istiyorsunuz onu da bilmiyorum. Bu iş nasıl yürücek elimizde sadece bitiren şarkılar var. Dinle dinle bi hal oldum, ne gelen ilham var, ne getiren peri. Önceden bir ilham perim vardı. Ama gariptir, bana hiç yazdırmadı. Yazdıklarımı bir bir çıktıkları yere gönderdi. Umursamadı bile. Önceden güzel yazardım ben. Şimdi anladım ki, o öyle derine itti ki çıkan sözlerimi, hissedemiyorum artık güzel cümlelerimi... Lakin çok net hissettiğim şeyler var; böyle taa derinden gelen bir his... derinlerden kalbime, oradan parmak uçlarıma ve dudaklarıma uzanan harfler, sözcükler ve cümleler... Tek ihtiyaçları zaman. İstiyorum onları ve inanıyorum, gelecekler ve geldiklerinde hiç bitmeyecekler... Belki bi süre objektif olamam, saçma duygusallıklara kapılabilirim. Belki arada yine böyle saçma yazılar yazarım. Siz de yapın, çok saçma olsun, anlamsız olsun ama yazın. Derinlerdeki güzel cümlelerin üzerini örten bu saçma sözleri bir an önce atın...
Gece gece yeterince saçmaladım galiba. Siz okurken haz alamayacaksınız biliyorum ama ben yazarken öyle güzel vakit geçirdim kiii. İlham gelsin diye en iyi parçaları dinledim veya dinlettirildim (just A.) Bu usturupsuz yazı bir ayrım noktası olacak benim için. Bundan önceki yazılardan farklı bir evrende yaşıyorum artık, bu evren benim...
E.E
dn; şarkı kaynağıma, cümle destekçime sonsuz sevgiler :)
okudukça gülümsüyoruum
YanıtlaSil